Oyunun temeli aslında biraz da sizin ritim duygunuz oluşturuyor. Çünkü bu ufaklıklardan oluşan kabileyi dünyanın sonuna götürmek ve yollarına çıkan engelleri geçmek için sizin çaldığınız davullarla ritim tutmalarını sağlamalısınız.
Oyunun sanat yönetmeni olan Rolito, aslen Fransız bir grafikerdir. Ancak Sony tasarımlarını görüdüğü anda ondan çok etkilenmiş. Patapon Rolito'nun ilk oyun deneyimi. Lakin şunu söylemek gerekiyor ki başlangıç için oldukça başarılı bir girişimde bulunmuş. Sebebi bu küçük yuvarlak yaratıklardan oluşan kabile gördüğünüz anda ilginizi çekmeyi başarıyor. Aynı şekilde ortamlar, canavarlar ve özellikle renk geçişleri; 2D bir oyun olmasına rağmen Patapon'u görsel açıdan zengin bir hale getirmiş.
Ritim, sadece duyusal olarak değil aynı zamanda görsel olarak da size yardımcı oluyor. Ekranın kenarlarını dolaşan bir çerçeve, yanıp sönerek size ritim veriyor.
Siz, bu oyunda Patapon kabilesinin Almighty diye çağırdığı bir tanrısınız (özellikle oyunda adınızın yüce olarak geçmesi de eğlenceli bir deneyim oluyor) ve göreviniz onlara ritimle yol göstererek dünyanın sonuna gitmelerini sağlamak. PSP'nin X, yuvarlak, kare ve üçgen tuşlarının her biri bir davulu sembolize ediyor. Fakat bu davullara oyun ilerledikçe ulaşıyorsunuz. Oyun başlar başlamaz öncelikle bir davulla tanışıyorsunuz: Pata. Değişik ritimler farklı görevleri başarmalarını sağlıyor. Mesela Pata Pata Pata Pon ritmi, Patapon'ların ilerlemelerini; Pon Pon Pata Pon ise saldırıya geçmelerini sağlıyor.
Oyunun başında ritimleri öğrenmek için öncelikle avlanarak başlıyorsunuz. Üstelik avlanırken kazandığınız ganimetler Patapolis'e geldiğinizde size yiyeceğin yanısıra savaşçı da kazandırıyor. Hayat ağacı, kaybedilen savaşçıların hayata geri döndürülmesini sağlıyor.
Patapon'ların savaşçıları Hatapon,Yaripon, Tatepon, Yumipon ve Kibapon'lardan oluşuyor. Patapon'ların acımasız düşmenları rolünde ise Zigoton'lar görev alıyor. Ayrıca canavarlar ve değişik av yaratıkları da karşınıza çıkıyor.
Oyun 30 farklı görevden oluşuyor. Bu görevler süresince tek bir davuldan başlayarak tüm ritimleri öğreniyorsunuz ve daha önce de bahsettiğimiz gibi her bir ritimin Patapon'lar için başka bir anlamı var. Ritmi hiç aksatmadan devam ettiğiniz zaman bir noktada Fever moduna geçiyorsunuz. Tek sorun iyi bir ritim duygunuz çok iyi değilse bu modu devam ettirmek oldukça güç gelebilir. Ancak eğer devam ettirebilirseniz Patapon'ların Fever modunda çok daha güçlü olduklarını göreceksiniz.
İlerledikçe davulların sadece avlanmak ya da savaşmanın yanısıra hava koşullarına da etki ettiğini göreceksiniz. Bu şekilde hava koşullarını da kendi çıkarınıza kullanarak savaşıyorsunuz. Bunların dışında her görevde edindiğiniz ufak bulmaca türü elemanlar, yeni etaplar açmanıza yarıyor. Birde ufak oyunlar oyun için kritik olan bazı objeleri edinmenizi sağlıyor.
Patapon'un en sinir bozucu tarafı; ordunuzun performansını artırmak veya bazı kritik objeleri bulmak için bazen geçtiğiniz bölümleri tekrar oynamak zorunda kalmanızdır. Elbette bazılarınız için tüm bu ritimle yürüme olayı sıkıcı gelebilir ancak genel olarak patapon birçok insanın severek ve keyif alarak oynayacağı bir oyun.


Kullanıcı Oyu : 2
Lütfen Bekleyin...